Günaydın! Takvimler 7 Eylül 2026’yı gösteriyor. Sonbaharın o tatlı serinliğini hissetmeye başladığımız bu günlerde, “Geleceğin İnsanı ve Psikolojisi” serimizde on birinci haftaya, yani sondan bir önceki durağımıza ulaştık. Bugün, teknolojiyle olan ilişkimizde bizi içten içe en çok yoran, zihnimizin derinliklerinde sessiz bir ağırlık yapan o varoluşsal meseleyi konuşacağız: İnternetin hiçbir şeyi unutmaması.
Hafta sonları radyoda Dönence mikrofonunun başına geçip, Attila İlhan’ın o meşhur “Aysel Git Başımdan” şiirini seslendirirken zihnimde hep aynı tortu kalır. O şiirdeki vazgeçiş, insanın geçmişini, hatalarını, eski takıntılarını geride bırakıp yepyeni bir “kendi” inşa edebilme gücünün en edebi halidir. Biyolojik ve psikolojik tasarımımız da tam olarak bu ilke üzerine kuruludur. İnsan beyni için “unutmak” bir sistem hatası değil, muazzam bir hayatta kalma ve evrimleşme mekanizmasıdır. Acıları hafifletir, utançları silikleştirir, çocukluk veya gençlik hatalarımızın üzerine sünger çekerek bize değişme, büyüme ve olgunlaşma hakkı tanır.
Ancak bugün, saniyede milyarlarca bayt veriyi kaydeden, indeksleyen ve bir daha asla silmeyen devasa bir “dijital fil” ile aynı odayı paylaşıyoruz.
On yıl önce öfkeyle attığınız bir tweet, ergenlik yıllarınızda paylaştığınız utanç verici bir fotoğraf veya tamamen fikrinizin değiştiği eski bir makale, arama motorlarının acımasız hafızasında ilk günkü tazeliğiyle duruyor. Dijital dünya bize “değişme ve dönüşme” hakkı tanımıyor. İnsanı yıllar önceki en ham, en kusurlu haliyle dondurup, bugünkü kimliğinin üzerine dijital bir deli gömleği gibi giydiriyor. Psikolojide bu durum, bireyin geçmişinden arınamaması sebebiyle yaşadığı derin bir “kimlik felci” ve kronik bir öz-denetim kaygısı yaratıyor.
İşte bu yüzden, modern hukukun ve psikolojinin bugünlerde üzerinde en çok durduğu kavramlardan biri “Unutulma Hakkı” (Right to be Forgotten). Kendi geçmişimizin dijital zincirlerinden kurtulmak, eski hatalarımızın bir arama çubuğunda karşımıza çıkarılıp bize silah olarak dönmesini engellemek, artık sadece yasal bir prosedür değil, en temel insan haklarından biridir. İnsan, geçmişteki “kendi” tarafından sürekli rehin alınamayacak kadar dinamik bir varlıktır.
Dijital ayak izlerinizin ruhunuzda ağırlık yapmadığı, kendinize hata yapma ve bu hatalardan arınarak dönüşme izni verdiğiniz harika bir hafta dilerim!
Haftanın Sözü:“Hafıza, geçmişi hatırlamak için değil, gelecekte aynı hataları yapmamak için vardır. Ve bazen en büyük bilgelik, neyi unutacağını bilmektir.” — William James







