Günaydın! Takvimler 9 Şubat. Lütfen o elinizi yavaşça “Outlook” veya “Gmail” ikonunun üzerinden çekin. Evet, biliyorum; o kırmızı bildirim baloncukları size bağırıyor: “B...
Merhaba! Bugün takvimler 2 Şubat’ı gösteriyor. Yeni bir ay, taptaze bir sayfa. Pazartesi sabahları en sık yaptığımız hata nedir biliyor musunuz? Felaket senaryoları yazmak. “Kesin o toplantıda s...
Günaydın! Ocak ayını devirmek üzereyiz. Takvimler 26’sını gösteriyor, dışarısı muhtemelen gri, ama biz içeriyi renklendirmeye kararlıyız. Ofis hayatının yazılı olmayan bir kuralı vardır: “...
Günaydın, sendromsavar dostum! Takvimler 19 Ocak 2026’yı gösteriyor. Yeni yılın o ilk ışıltılı heyecanı muhtemelen yerini “gerçek hayatın” rutinine bıraktı. Dışarısı soğuk, yatak sıcak, ya...
Merhaba pazartesi savaşçısı. Bugün üzerinizde ne var? En rahat kazağınız mı, yoksa sizi jilet gibi gösteren o ceketiniz mi? Eğer “Aman canım zaten pazartesi sendromundayım, rahat bir şeyler giyi...
Günaydın! Kulaklıklarınızı taktınız mı? Yoksa hala fotokopi makinesinin sesiyle mi baş başasınız? Pazartesi sabahı enerjiniz düşükken, çevrenizdeki kaos (trafik sesi, telefonlar, ofis uğultusu) beynin...
Bir adam kumsalda yürürken eski bir lamba bulur. Ovalar ovalamaz içinden bir cin çıkar. Cin, adama bakar ve der ki: – “Beni kurtardın. Sana bir dilek hakkı veriyorum. Ne istersen yapacağım. Anca...
Pazartesi sendromunun en büyük yakıtı nedir biliyor musunuz? Erteleme korkusu. Pazar gecesinden beri aklınızın bir köşesinde sizi kemiren, o zor, o sıkıcı, o karmaşık iş var ya… Hani sürekli ...
Albert Einstein, konferanslarına hep özel şoförüyle gidermiş. Şoför, her seferinde en arka sırada oturup Einstein’ı dinlermiş. Bir gün şoför, Einstein’a şöyle demiş: – “Efendim, o kadar çok konf...









