Anasayfa / Genel / Konuştuğumuz Dil Aynı Peki Birbirimizi Anlıyor Muyuz?

Konuştuğumuz Dil Aynı Peki Birbirimizi Anlıyor Muyuz?

Günlük hayatımızda kullandığımız kelimelerin ne kadar değiştiğini hiç düşündünüz mü? Artık bir arkadaşımızla buluşmak yerine “date’e çıkıyor”, birisiyle sohbet etmek yerine “chatleşiyor”, sosyal medyada hikâye paylaşmak yerine “story atıyoruz”. Peki, bizim için sıradan hâle gelen bu kelimeler, farklı kuşaklar için de aynı anlamı taşıyor mu?

Bu sorudan yola çıkarak arkadaşım Gökce Nur Karakaya ile birlikte “Kuşaklar Arası İletişimde Türkçe-İngilizce Sözcük Kullanımı ve Üslup: Ankara Örneği” başlıklı bir araştırma gerçekleştirdik. Ankara’da yaşayan 18-61 yaş aralığındaki 99 kişinin katıldığı çalışmamızda, gündelik hayatta kullandığımız İngilizce kelimelerin farklı yaş gruplarında nasıl karşılandığını ve konuşma üslubumuzu nasıl etkilediğini inceledik.

Ortaya çıkan sonuçlar, dildeki değişimin yalnızca kelimelerle sınırlı olmadığını, birbirimizi anlama biçimimizle de ilişkili olduğunu gösteriyor.

Aynı Kelimeler, Farklı Kuşaklar

Araştırmamızda “ghost”, “vibe”, “chat”, “date”, “story”, “fake” ve “online” olmak üzere yedi İngilizce kelimeyi ele aldık.

Sonuçlara göre katılımcıların yüzde 98’i “online”, yüzde 92,9’u ise “story” kelimesini biliyor. Ancak “ghost” ve “vibe” kelimelerine geldiğimizde durum değişiyor.

18-29 yaş grubundaki katılımcıların yüzde 88,6’sı “vibe” kelimesini bildiğini belirtirken, 46-61 yaş grubunda bu oran yüzde 23,8’e düşüyor. Benzer bir farklılık “ghost” kelimesinde de karşımıza çıkıyor.

Aslında bu sonuçlar bize önemli bir soru yöneltiyor: Aynı dili konuşuyor olmamız, her zaman aynı şeyleri anladığımız anlamına mı geliyor?

Neden İngilizce Kelimeler Kullanıyoruz?

Bazen bir kelimeyi neden tercih ettiğimizi düşünmeden kullanıyoruz. Sosyal medyada sıkça karşılaştığımız ifadeler zamanla günlük konuşmalarımızın da bir parçası hâline geliyor.

Araştırmamızda katılımcıların yüzde 24,2’si İngilizce kelimeleri sosyal medya etkisiyle tercih ettiğini belirtirken, yüzde 20,2’si bu kelimeleri daha kısa ve pratik bulduğunu ifade etti.

Özellikle genç yaş grubunda pratiklik ön plana çıkıyor. Bununla birlikte alışkanlıklar ve sosyal çevre de kelime tercihlerimiz üzerinde etkili olabiliyor.

Ancak bir kelimenin sık kullanılması, herkes tarafından aynı şekilde karşılandığı anlamına gelmiyor.

İngilizce Konuşmak Daha mı Doğal?

Araştırmamızın dikkat çekici sonuçlarından biri de konuşma üslubuna ilişkin değerlendirmeler oldu.

Katılımcıların yüzde 39,4’ü konuşma sırasında sık sık İngilizce kelime kullanılmasını “yapay”, yüzde 10,1’i ise “özensiz” bulduğunu belirtti. Yüzde 30,3’ü ise bu konuda herhangi bir değerlendirme yapmadığını ifade etti.

Katılımcılara iki farklı cümle de yönelttik:

“Akşam biriyle buluşacağım.”

“Akşam date’im var.”

Peki, sizce hangisi daha doğal?

Araştırmaya katılanların yüzde 63,6’sı Türkçe ifadeyi daha doğal bulurken, yüzde 27,3’ü her iki ifadeyi de doğal bulduğunu belirtti. Yalnızca yüzde 5,1’i İngilizce kelimenin kullanıldığı ifadeyi tercih etti.

Bu sonuçlar, İngilizce kelimeler gündelik yaşamımızda yer edinmiş olsa da Türkçe ifadelerin katılımcılar açısından doğallığını koruduğunu gösteriyor.

Kelimeler Aramıza Mesafe Koyuyor mu?

Araştırmamızda üzerinde durduğumuz konulardan biri de İngilizce kelime kullanımının kuşaklar arası iletişime etkisiydi.

Katılımcıların yüzde 71,7’si, İngilizce kelime kullanımının kuşaklar arasında iletişim farklılığına neden olduğu görüşüne katılıyor.

Bununla birlikte farklı yaş grubundaki kişilerle konuşurken kullandığı kelimeleri bazen değiştirdiğini belirtenlerin oranı yüzde 45,5, bunu sıklıkla yaptığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 16,2 oldu.

Bir başka ifadeyle, karşımızdaki kişinin bizi daha iyi anlayabilmesi için konuşma biçimimizi değiştirebiliyoruz.

Belki de burada asıl mesele İngilizce ya da Türkçe kelime kullanmak değil, karşımızdaki kişinin ne söylediğimizi anlayabilmesi.

Dil Değişiyor, Peki İletişimimiz?

Dil, toplumla birlikte değişen ve gelişen bir yapıya sahip. Teknolojinin ilerlemesi, sosyal medyanın yaygınlaşması ve farklı kültürlerle kurduğumuz etkileşim, kullandığımız kelimeleri de etkiliyor.

Ancak bu değişimin kuşaklar arasında nasıl karşılandığını anlamak da bir o kadar önemli.

Arkadaşımla gerçekleştirdiğimiz bu araştırma, Ankara’daki 99 katılımcının görüşleri üzerinden kelime tercihlerimizin konuşma üslubumuzla ve kuşaklar arası iletişimle nasıl ilişkili olduğunu görmemizi sağladı.

Bence burada üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir nokta var: Yeni kelimeler öğrenmek ve kullanmak kadar, karşımızdaki insanın diline ve anlatım biçimine dikkat etmek de iletişimin bir parçası.

Çünkü iletişim yalnızca konuşmak değil, aynı zamanda anlaşabilmektir.

Peki siz günlük konuşmalarınızda İngilizce kelimeleri ne kadar kullanıyorsunuz? Türkçe karşılıklarını mı tercih ediyorsunuz, yoksa bazı İngilizce ifadeler artık sizin için de daha mı doğal?

Yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle… Sevgiler.

Araştırma: Buse Soydan ve Gökce Nur Karakaya — Kuşaklar Arası İletişimde Türkçe-İngilizce Sözcük Kullanımı ve Üslup: Ankara Örneği

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir