Anasayfa / Sağlık / HPV ve Kriyoterapi Tedavisi: Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Altunrende ile Özel Söyleşi

HPV ve Kriyoterapi Tedavisi: Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Altunrende ile Özel Söyleşi

Değerli Radyo Göktürk dinleyicileri ve haber.radyogokturk.com okurları, “Sağlığın Türkçesi” köşemizde bu hafta toplumda sıkça karşılaşılan ancak konuşulmaktan çoğu zaman çekinilen bir konuyu, HPV enfeksiyonunu ve tedavi yöntemlerini ele alıyoruz. Özellikle genital siğillerin tedavisinde altın standartlardan biri olan “Kriyoterapi” uygulamasını konuşmak üzere, çok değerli bir konuğumuz var: Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Altunrende.

Rusim Arabacı: Sayın Hocam, Radyo Göktürk’e hoş geldiniz. Bugün çok önemli bir halk sağlığı konusunu konuşacağız. Dinleyicilerimiz ve okurlarımız için temelden başlayalım isterseniz; HPV (Human Papillomavirus) tam olarak nedir ve üroloji pratiğinde neden bu kadar önemli bir yer tutuyor?

Prof. Dr. Fatih Altunrende: Hoş bulduk Rusim Bey, Radyo Göktürk ailesine ve takipçilerine sevgilerimi iletiyorum. HPV, yani İnsan Papilloma Virüsü, cinsel yolla en sık bulaşan viral enfeksiyonların başında geliyor. Doğada 100’den fazla tipi bulunuyor. Bizim üroloji pratiğinde bu virüsle sık karşılaşmamızın temel nedeni, belirli HPV tiplerinin erkeklerde ve kadınlarda genital bölgede siğillere (kondilom) yol açmasıdır. Bazı yüksek riskli tipleri ise maalesef rahim ağzı, penis ve anüs kanserleri gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Bu yüzden hem tespiti hem de doğru tedavisi büyük önem taşıyor.

Rusim Arabacı: Üroloji polikliniğinde de sıkça gözlemlediğimiz bir durum var; hastalar genital siğil şikayetiyle geldiklerinde oldukça endişeli oluyorlar. Bu siğillerin tedavisinde klinikte en çok başvurduğumuz ve güvenilir yöntemlerden biri olan “Kriyoterapi” devreye giriyor. Bize kriyoterapinin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını anlatır mısınız?

Prof. Dr. Fatih Altunrende: Tabi ki. Kriyoterapi, en basit tabirle “dondurarak tedavi etme” yöntemidir. Bu işlemde genellikle sıvı azot veya nitröz oksit gazı kullanarak siğilin olduğu bölgeye -196 derecelere varan aşırı soğuk bir uygulama yapıyoruz. Bu ani ve derin dondurma işlemi, siğil hücresinin içindeki suyun kristalleşmesine ve hücre zarının parçalanarak ölmesine neden oluyor. Sağlam dokuya en az zararı vererek sadece hastalıklı lezyonu (siğili) ortadan kaldırdığımız için, genital siğil tedavisinde son derece etkili ve pratik bir yöntemdir.

Rusim Arabacı: Hastaların tedavi öncesi en çok sorduğu sorulardan biri şüphesiz ağrı ve acı hissi. Kriyoterapi işlemi zor bir işlem midir? Hasta işlem sırasında veya sonrasında ne hisseder?

Prof. Dr. Fatih Altunrende: Kriyoterapinin en büyük avantajlarından biri de budur; oldukça hasta dostu bir işlemdir. Uygulama sırasında hastalar genellikle hafif bir yanma, batma veya soğukluk hissi yaşarlar, ancak bu tolere edilemeyecek bir ağrı değildir. Çoğu zaman lokal anesteziye bile gerek kalmadan, poliklinik şartlarında birkaç dakika içinde işlemi tamamlarız. İşlem bittikten sonra hasta yürüyerek günlük hayatına ve işine hemen dönebilir. Kesi yapılmadığı için dikiş, kanama veya enfeksiyon riski de cerrahi işlemlere göre çok daha düşüktür.

Rusim Arabacı: Tedavinin ardından hastaların dikkat etmesi gereken noktalar nelerdir? Kriyoterapi ile dondurulan siğillerin yeniden tekrarlama (nüks) ihtimali var mıdır?

Prof. Dr. Fatih Altunrende: Bu çok kritik bir soru. Kriyoterapi, mevcut siğilleri başarılı bir şekilde yok eder ancak virüsü vücuttan tamamen atmaz. Virüs, cilt altı hücrelerde sessiz bir şekilde kalabilir. Bu nedenle, hastanın bağışıklık sistemi zayıfladığında veya stresli dönemlerde siğillerin tekrar etme riski vardır.

İşlem sonrasında dondurulan bölgede hafif bir kızarıklık, şişlik veya bazen küçük bir su toplanması olabilir, bu tamamen normaldir ve birkaç gün içinde kabuklanarak iyileşir. Hastalarımıza bu dönemde bölgeyi temiz ve kuru tutmalarını, doktorun verdiği kremleri düzenli kullanmalarını ve iyileşme süreci tamamlanana kadar cinsel temastan kaçınmalarını öneriyoruz. Ayrıca düzenli kontrollerini de aksatmamaları gerekiyor.

Rusim Arabacı: Son olarak hocam, radyomuz aracılığıyla dinleyicilerimize ve okurlarımıza HPV’den korunmak adına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Aşı konusu bu işin neresinde?

Prof. Dr. Fatih Altunrende: Korunmada en önemli silahımız bilinçli olmak. Güvenli cinsel yaşam ve tek eşlilik bulaş riskini ciddi oranda azaltır ancak prezervatif kullanımı bile HPV bulaşını %100 engellemez çünkü virüs cilt temas yoluyla da geçer.

İşte tam bu noktada HPV aşısı devreye giriyor. Aşı, HPV enfeksiyonlarına ve virüsün neden olduğu kanserlere karşı elimizdeki en güçlü koruma yöntemidir. Sadece kadınların değil, erkeklerin de aşılanması, hem kendilerini siğillerden ve kanserden korumaları hem de taşıyıcı rolünü üstlenmemeleri açısından hayati bir adımdır. Genç yaşta, tercihen cinsel aktiflik başlamadan önce yapılan aşıların koruyuculuğu çok yüksektir.

Rusim Arabacı: Sayın Prof. Dr. Fatih Altunrende, verdiğiniz bu değerli ve aydınlatıcı bilgiler için Radyo Göktürk ailesi ve haber.radyogokturk.com okurları adına çok teşekkür ederim.

Prof. Dr. Fatih Altunrende: Ben teşekkür ederim Rusim Bey. Toplumu bu konularda bilinçlendirmek adına yaptığınız bu yayınlar çok kıymetli. Herkese sağlıklı günler dilerim.


0535 617 40 45

Ana Sayfa

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir